Trend Nedir?

Başlarken…

 

“Trend” hemen her alanda kullanılan ancak “moda” ve “akım” gibi sözcüklerle sıkça karıştırılan bir kavram. Trend sözcüğünün tam Türkçe karşılığı “eğilim”.  Gözlemlenen bir alanda, bir toplulukta göze çarpacak ve dikkati çekecek derecede bir yoğunluğun oluşmasıdır. 

 

Trendler kendi kendiliğine oluşmaz. Trendlerin oluşması için yönlendiriciler ve katalizörler vardır. Bunlar, insanlar ya da doğa tarafından oluşturulur. Toplumdaki siyasi hareketlilik, göç olgusu, bir alandaki üretimin fazlalığı, sanat-sanat eserleri-sanat etkinlikleri, savaş karşıtlığının artması, sağlık kaygısı ile organik gıdaya yönelim, Mars’a yolculuk duygusu, milliyetçilik gibi akımlar, o dönemki toplum psikolojisi, keşifler, tasarımda yeni bakış açıları, sermayenin el değiştirmesi, üretim yöntemlerindeki farklılıklar, teknolojik yenilikler ve dönüşümler gibi durumlar insani faktörlerdir. 

 

2019 yılı sonunda Avustralya’daki dev orman yangınları, depremler, kuraklık, sel gibi doğal felaketler, iklim değişikliği etkisi, coğrafi değişimler, üretimde kullanılan kaynakların azalması ya da yeni kaynakların bulunması, doğadan yararlanmada yeni yöntemlerin keşfi gibi durumlar da doğal katalizör ve etkenlerdir. 

 

Tüm bunlar 25-30 yıla varabilen ön mega trendlerle etki alanlarındaki topluluklarda yoğunlaşmaya neden olurlar ve bazıları o kadar büyür ki, bu büyüme özellikle her alanda üreticiler tarafından değerlendirilir ve belli bir dönem için hayatın merkezine oturtulur. İşte moda dediğimiz olgu bu şekilde karşımıza çıkar. 

 

Özet olarak moda, trendleri değerlendirerek insan yaşamında farklılık yaratmaya, üretimi ve istihdamı desteklemeye, insanlığı monotonluk yerine ivme ile sürekli bir devinimde bulunmaya yönlendiren sınırlı bir dönemi kapsayan olgudur. Moda giyimden otomobile, gözlükten gıdaya, sağlıktan turizme her alanda, o alanın özellikleri çerçevesinde oluşur. Yukarıda saydığımız trendleri oluşturan etkenlerin sürekli değişmesi nedeniyle de moda belli aralıklarla yenilenir. 

 

“Akım” dediğimiz kavram ise trendlerden etkilenerek belli bir fikri benimseyenlerin bir araya gelmesidir. Tam olarak moda olgusu içinde yer almazlar. Ancak bazen etki süreleri modanın dönemsel değişimlerinden daha uzun sürebilir. Punk akımı, grange etkisi, retro tarzlar gibi…  

 

“DENİB DESIGN Ev ve Banyo Tekstili Tasarımı Yarışması” da trendlerden ilham alarak, 2023 Sonbahar/Kış uyku ve banyo tekstili alanındaki modasını tasarımcı vizyonu, trend okuması ve dokunuşuyla ortaya çıkaracak bir tasarım süreci olarak planlandı. 

 

Türk tekstil sektörünün dünya çapında önemli bir bölümünü oluşturan uyku ve banyo tekstili üretimini, trendlerden beslenen tasarımcı bakışıyla geleceğe taşıyacak olan DENİB DESIGN’ın bu yılki teması 2022-23 sezonuna atıfta bulunan bir trend konsepti: FLOURISH-GÜZELLEŞME
 


KENDİNİ KEŞFETMEK

 

Nereden nereye…
2019 yılındaki ekonomik zorluklar o dönemde yapılan tüketici araştırmalarıyla 2020 trendleri büyüme temelli olarak belirlenmişti. Ancak, yangından sele, depremden iklim değişikliği etkilerine kadar tüm doğal felaketlere bir de yıl boyu süren virüs nedenli pandemiyi ekleyince bakış açıları ve trendler de değişmişti. 

 

2020’de neredeyse tüm yılı (hala devam eden) pandemi ile geçiren dünya sakinleri, bu süreçte dünyanın pek çok farklı yerinde yeni yaşam ışıltıları olduğunu fark ettiler. İnsanların evlere girmesi, küresel bazda dev fabrikaların kapanması, tüketimin en aza inmesi gibi durumlar sonrasında Venedik’te kanallar ilk defa yüzyıllar sonra kendi kendine temizlendi. İstanbul’da Haliç’te, İspanya sahillerinde, Japonya kıyılarında yunuslar özgürce yüzmeye başladı. Gökyüzünde ozon deliği az da olsa kendini onarmayı başardı. Mega kentlerde ormanlardan gelip caddelerde gezen ceylanlar ve kuşlar insanları geleceğe ilişkin umutlandırdı… 

 

Küresel çapta özellikle çalışanlar bazında çok ağır bir ekonomik kriz oluşsa da insanlar dünyanın her yerinde evlerinde birbirlerini yeniden tanımaya başladılar. Evlere kapanan insanlar yeni bir dönemin trendini oluşturdular…

 

EVE DÖNÜŞ VE İLK KEŞİFLER


2019’da, 2020 trendlerinde daha çok dışarıda zaman geçirilecek denirken pandemi herkesi evine çağırdı. Acılı sürece bir de kısıtlanma eklendi. 10-15 yıl sonra olacağı varsayılan dijital devrimin belki de ilk adımları “hızlandırılmış bir teknoloji kursu” şeklinde 4-5 ay içinde yaşandı. Özellikle beyaz yakalıların ofis dışı çalışma olanağının bu kadar kolay olabilmesi herkesi şaşırttı. 

 

“İnsanın gelişimi hep kısıtlandığı, zorluklara çözüm bulma dönemlerinde başlar”
Eve dönüş ile dijital dünyanın farklı yönlerini keşfeden insanlar, dijital iletişimi ve ilişkiyi hızlı şekilde oluşturdular. Sadece beyaz yakalılar değil, mavi, altın, sarı gibi her türden çalışan bu sürece dahil oldu. İletişim, ilişki ve iş-üretim başka türlü de oluyordu… 

 

İnsanlar ikinci keşiflerini ev halkı ve komşuları ile ilişkilerinde yeni bir yakınlık ve empati boyutunda yakaladılar. Aynı evde yaşayanlar birbirlerini ilk defa bu kadar yakından tanıyorlardı. Kısıtlı ortamda birlikte yaşamayı ve kabullenmeyi keşfettiler.  

 

İş yeri kavramı yeni bir boyuta taşındı. 200 yıldan fazla bir zamandır üretebilmek için binlerce farklı karakteri-çalışanı aynı mekâna yerleştirmek ve o mekâna ilişkin kurallar koymak fikri birkaç ayda tarihteki yerini aldı. İnsan denilen üreten canlı yarı zamanlı ya da hiç ofise gitmeyerek de üretebiliyordu… Bu keşif ilerisi için zihinlerde yeni ışıklar, kurallar, kuralsızlıklar, yasalar oluşturdu… 

 

Eşya kavramına bakış, modayı takip etmek, paylaşmak, yokluk ile var olmak arasında gidip gelmek. 

 

Eve dönen insanlar evlerini de keşfettiler. Hem yaşam alanı, hem ev, hem üretim mekânı hem de kendilerinin korunmuş öz kaleleri… Eşyalar bu nedenle hızla değişmeye başladı. Yeni evlere sahip olma, kentten uzaklaşma, evde 24 saat zaman geçirme ile ev modası yeniden keşfedildi. 

 

24 saat çoğu insana fazla geldi ve insanlar kendilerini farklı ifade edebilmek için kendilerine dönmeye başladılar. Ve yeni bir yolculuğun eşiğine geldiler. 

 

YENİDEN DOĞUŞ… / FLOURISH-GÜZELLEŞME
(2022 ve 2023’e doğru akış…)

 

Bu dönem bir ölçüde çoklu, kararsız ve akıldışı önermelerden oluşan postmodern bakış açısından uzaklaşıp geleceği kurtarmak için aklın ürettiği modernizme dönüş olacak. 

 

2020’de başlayan eve dönüş, sürdürülebilirliğin önemi, gelecek için dünya kaygısı, çocuklarımızın geleceği, elimizdekileri daha doğru kullanma trendleri 2021’den 2023’e doğru ilerlenilen yolda ana temaları da ortaya koyuyor. 

 

Dijitalin sunduğu yenilikler ev dekorasyonunda daha etkili olacak. 3 boyutlu uygulamalar eşya seçiminde, hatta eşyayı üretmekte etken olacak. Ev tipi 4D-5D yazıcılar yeni üretim yolu. 5G yerini 6G’ye bırakacak. Hız aynı zamanda boyut da kazanıyor. 

 

Dijitalin bu kadar yoğun olması dijital ortam güvenliğine de yansıyacağı için öncelikler değişiyor. Devlet gibi otoriteler daha çok yaşamın içinde yer alacak. Yeni dijital meslekler de bu dönem kapıyı aralayacak. 

 

Her ne kadar eve bağımlılık artmış olsa da mobil cihazlar dönüşmeye devam edecek. Giyilebilir teknoloji yatak odasında yataktan duvara, banyoda sağlıklı ortamdan kişisel bakıma kadar her yerde insana eşlik ediyor. 

 

Dijitalleşme mağazada sunumları da değiştirmeye başladı. Harcama yetisi olan tüketiciler daha fazla dijitale yöneliyor. Bunun nedeni daha fazla ürün-tasarım seçeneği görebilme, olmayan kombinleri sipariş seviyesine getirebilecek dijital ortam seçimleri gibi nedenler…

 

2015’en beri yoğunluğu özellikle artan yavaş kullanım ve yeniden kullanım trendi pandemide ve sonrasında doğayı koruma yollarından biri olarak algılanmaya devam ediyor. 

 

Tüketici, hayatına kattığı ürünlerden daha çok özveri bekliyor. Amacı daha derin nefes alabilmek. Ürünün sağlamlığını ve kullanım- tüketim süresini uzatmak… Sağlamlık, uzun yaşam, eskiyi değerlendirme, retro etki dönemin ana kavramları arasında. Eskiyi değerlendirerek hayatta tutmak, geri dönüşüm, evde üretim alanları yaratmak, kendi gıdasını üreten, enerjisiyle de kendi kendine yetebilen evler oluşturmak vizyonun parçası. Eşyaları atmamak, yeniden değerlendirip yaşama devam ettirmek; onararak kullanmak; ihtiyaç yoksa almamak yaşam tarzına eklemleniyor.  

 

2020’de doğa, insanlığa ikinci bir hayatın kapısını araladı… Geleceği korumak için doğru tercihlerde bulunmak ve tercihleri ile kendini ifade etmek insanın-tüketicinin varlığının nedeni. Geri dönüşümlü ürünler, yeniden üretim, doğallık, koruma hissi evden başlayıp yaşamın her alanına yayılıyor. Tüketici eskisinden daha çok kişiselleştirilmiş ürün-hizmet beklentisinde. Tasarıma dayalı markalama kimliklendirici görevi görüyor.  

 

Tekrar pandemi dönemine dönmemek için sağlık kavramı her şeyin önünde duruyor. 

 

Evlerde pet arkadaşların sayısının artması normal ve tercih edilen bir durum. İnsanlar kendileri için istedikleri her şeyi küçük dostları için de istiyor. 

 

Yeni dönemin en önemli mottosu ise “olaylara, değişimlere ya da felaketlere karşı stoklayarak beklemek yerine, o dönemler için hazırlık yaparak ilerlemek”. 

 

Hızlı moda yerini ömür boyu kullanıma bırakıyor. Bu da koleksiyondan bağımsız tek parçaların artması, sezonlar yerine kişinin bireysel seçimine değer verilerek kombinlemeyi yapacak şekilde tekli ürünlerden oluşan kapsül sunumları artıracak. 

 

Ürün inovasyonları ile eve giren ürünlerin fonksiyonlarının artması tasarımının temeli oluyor. Her eşya olabildiğince fazla fonksiyon sahibi olmalı. 

sky-triangel yellow-triangel